Bugün,
Ana Menu
Anasayfa
Yöresel Haberler
Hava Durumu
Sinema
Astroloji
Eğlence
Oyun
E-Kart
Forum
Turizm
Hoteller
Rent A Car
Turizm & Seyahat
Restaurant & Cafe
Trabzon Hakkında
Kültür
Tarih
Coğrafya
Resimler
İçerik Ortakları
Sağlıkonline
Şiir Sitesi
Hukuk Rehberi
Tıkabasa.com
ankara evden eve nakliyat
seo
Anket
--Anket Güncellenmektedir.--
E-Bülten
 Kaydınızı yapın.,Bizden haberdar olun.
 


Sağlık
Sağlık Konuları
Güçlü olanın ruh sağlığı bozulmuyor
 

27.05.2017

SAMSUN (İHA) - Psikiyatrist Dr. Nejat Akyol, kent yaşamının ve günlük sorunların insan için başlı başına ve her zaman bir travma sebebi olduğunu, travmaların hastalık haline gelip gelmemesinin ise kişilerin sorunları çözüm kabiliyetlerine bağlı bulunduğunu kaydetti. Nejat Akyol, sorunlar çözülemediğinde hastalıkların meydana geldiğine işaret ederek, "Kişiler, sıkıntılarının üstesinden gelecek şekilde güçlü yetişmemişlerse ruhsal hastalıklara yakalanabilir" dedi.

Karşılaşılan sıkıntıların başlıcalarının geçim sıkıntısı, evlilik baskısı, anne-baba baskısı, okul başarısızlığı, ölüm korkusu, iş gerginliği, parasızlık, sosyal statü ve kent yaşamı olduğuna değinen Akyol, "Ruhsal gerginlikler, farklı nedenlere dayalı olsalar bile ortak özellikler taşıyabiliyor. Hemen hepsinde yetersizlik kökenli bulgular öne çıkıyor. Bu çerçevede, bireylerin davranışlarını etkileyen, kendilerini mutsuz hissetmelerine neden olan etkenlerin üstesinden gelinemediği zaman tedavi aşamasında etkenlerin belirlenmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu.

Psikiyatrik tedavinin, rahatsızlık çeken kişinin bastırılmış duygularını açığa çıkarmasına, bunları paylaşacak güveni duymasına zemin hazırladığını kaydeden Akyol, tedavide başarının, hastanın güven derecesiyle paralellik gösterdiğine dikkati çekti. Akyol, bu özelliklerinden dolayı psikiyatrik tedavilerin aralıksız ve uzun süreli olması gerektiğini ifade ederek, yarım kalan tedavilerin, kısmen yatıştırılmış olan olumsuzlukların kısa sürede tekrarlanmasını gündeme getirebileceğini vurguladı.

Psikiyatrik tedavinin başarısında, hastanın kendisini doğru ifade edebilmesi kadar, hekimin de önyargısız ve sabırlı bir dinleyici olmasının önem taşıdığını vurgulayan Akyol, "Çok kere hasta, hekimin verdiği güvene bağlı olarak içini rahatça açabiliyor. Bu da rahatsızlığın nedenini bulmayı kolaylaştırıyor. Kişi, ruhsal rahatsızlık halinde genellikle içine kapanık, paylaşımdan kaçan, kendinden bile gizlenmeye çalışan bir tutum sergiliyor. Tedavinin başarısı, kişinin kendini adeta hapsettiği kabuğundan çıkarmasıyla sağlanabiliyor. Bir bakıma yaşamdan giderek kopmakta olan hasta, yeniden yaşama dinamizmine kavuşturulmuş oluyor. Tedavinin sağladığı güvenle kişi, yaptıklarından zevk almaya, olumsuzlukları göğüslemeye, engeller önünde direnç göstermeye başlıyor" diye konuştu.

Psikiyatrik tedavilerin tamamen kişiye özel bulgular üzerine oturtulduğunu, bunun için uzun soluklu tedaviler olarak kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Akyol, ilaç kullanımının da hastanın bilinç dağılmasını kontrol altına almak, ani tepkilerini frenlemek ve sakinleştirmek amacıyla destekleyici olduğunu belirtti. Ağırlıklı olarak, psikanalitik yönelimli dinamik psikoterapi ve destekleyici psikoterapiyle sorunların uzun süreli çözümüne yönelik yardımda bulunulmasının tedavinin temel felsefesini oluşturduğunu açıklayan Akyol, şu bilgileri verdi:

"Bu temelde sürdürülen çalışmalarda; psikotik bozukluklar, duygu durum bozuklukları, anksiyete bozuklukları ve başka hastalıkların yol açtığı ruhsal bozukluklar nedenleri saptanarak ele alınıyor. Günümüzde yaşamsal önem taşıyan kanser, şeker, AIDS gibi hastalıklar da kişi üzerinde şok etki yapabiliyor ve yaşam gücünü zayıflatıyor. Bu tablo doğal olarak ağır ruhsal sorunları beraberinde getiriyor. Çevrede olup bitenden uzak kalmaktan kaynaklanan kıskanma duygusunun da öne çıktığı sosyal uyumsuzluk, takıntılar, korkular sık rastladığımız ruhsal sorunlar arasında yer alıyor. Bazen de kişinin içine girdiği bunalım onu çevreyle ilişkilerinde saldırganlaştırabiliyor. Geçimsiz, verimsiz bir kimlik kazanıyor. İçine girdiği ruhsal sıkıntının derinliğine göre, unutkanlık, hayal kurmalar, korkular, olmadık güçler kişiyi değiştiriyor. Ruhsal sorunlara yol açan en önemli etkenlerden birini de cinsel işlev bozuklukları oluşturuyor. Uyku bozuklukları da kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor."

Toplam Okunma Sayısı : 5209  /   Eklenme Tarihi: 14.01.2006

Sitemizde Kayıtlı Diğer Salık Başlıkları
Yeterli ve Dengeli Beslenme Nedir?
Temel Besin Olarak Ekmek Ve Diğer Tahıl Ürünleri Başta Geliyor
Sağlıklı yaşamak için bunları yapın!
Yüksek Ateş
Göz Tembelliği ve Tedavisi
Doğum sonrası eski forma dönmek
Panik Atak
Rahatlama Aracımız Masaj
Sinüzit ve Tedavisi
Bizle Yaşayan Diyabet
Ses Kısıklıkları
Kulak kaşımak Tehlikleli
Kışın artan cilt hastalıklarına karşı önlemler
Çocuk Felci
Ah Şu Sivilceler
Kolesterol Nedir?
Göz sağlığımız: Katarakt
Bel Ağrılarına Kolay Önlemler
Reflü Hastaları İçin
Aman Grib'e Dikkat
Bel Fıtığına Dikkat!..
Ufak ideal egzersiz reçeteleri
Çocuklarda Kekemelik Problemi
Bilgisayar Kullanırken Bunlara Dikkat
Paralar Mikrop Yuvası
Alternatif Tıp: Akapuntur
Diş Çürüğünü Yabana Atmayın
Hayatımızın Anlamı: Su
Sporun Hayatımıza Etkileri
Kalbiniz için altın öğütler
İdrar kaçırmalarda egzersizin önemi
Benler ve Deri Kanserleri
Öpücük hastalığı
Grip neden öldürür?
Sinüzit nedir?
Burun tıkanıklığı nedir ? Ne zaman önemlidir ?
Bu salgın başka salgın
Grip aşısı hakkında 30 soru ve yanıtı
Öksürük tipinden hastalık teşhisi
Ateşiniz varsa nedeni de vardır
Hastalık olmadan da öksürük olabilir
Sigara içmek özgürlük mü?
Tatilde kulaklara dikkat
Kanser için 'önlenmesi mümkün' 9 risk faktörü
Koku duyunuz çalışıyor mu?
Bu da papağan hastalığı
Koku hastalıkları ve tedavisi
Babam ve Oğlum'da tıbbi yanlış
Kulak, burun ve boğazda yabancı cisimler
Soğuk algınlığının yarattığı sorunlar
Soğuk ürtikeri
Ağız Kokusu (Halitozis)
İnsan ayaktan, at tırnaktan üşür
Orta Kulak İltahapları
Horlama ameliyatları hakkında
Kanserle savaşan besinler
38 bin bebek 1 aylık olmadan ölüyor
Aliminyum kaplar sağlığa zararlı
D vitamini kanser riskini azaltıyor
Çocuğunuza zaman ayırın
Kaybedilen eller yeniden hayat buluyor
Cildinizi koruyarak solaryuma "evet" deyin
Soğuk havalarda yüz felcine dikkat
Ayna karşısında vakit harcamaya paydos
Horlama hakkında bilinmesi gerekenler