Bugün,
Ana Menu
Anasayfa
Yöresel Haberler
Hava Durumu
Sinema
Astroloji
Eğlence
Oyun
E-Kart
Forum
Turizm
Hoteller
Rent A Car
Turizm & Seyahat
Restaurant & Cafe
Trabzon Hakkında
Kültür
Tarih
Coğrafya
Resimler
İçerik Ortakları
Sağlıkonline
Şiir Sitesi
Hukuk Rehberi
Tıkabasa.com
ankara evden eve nakliyat
seo
Anket
--Anket Güncellenmektedir.--
E-Bülten
 Kaydınızı yapın.,Bizden haberdar olun.
 


Sağlık
Sağlık Konuları
Bizle Yaşayan Diyabet
 

19.09.2017

Diyabet nedir? Nasıl meydana gelir?
  
Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır.Kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glükozun(şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glükoz pankraeas tarafından salgılanan İNSÜLİN hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orada yakılarak enrjiye dönüşür. Hücrelerin üzerinde değişik maddelerin girmesine izin verilen "kapılar" vardır. Bu kapılar normalde kilitlidirler ve uygun "anahtar" varlığında açılırlar. Diyabet, hücrelerin üzerindeki glükoz "kapısının" açılamaması durumudur. Bu örnekten yola çıkarak diyabetin, anahtar işlevi gören İNSÜLİN hormonu yetersizliğine ve/veya insülinin etkilediği reseptörlerin( hücre kapısındaki kilidin) bozukluğuna bağlı olarak geliştiğini söyleyebiliriz.
Kaç tip diyabet vardır? Diyabet sıklığı ne kadradır?
  
Nedenlerine göre bir çok diyabet tipi olmakla birlikte Diyabet vakalarının çok büyük bir kısmını Tip 1 ve Tip 2 Diyabet vakaları oluşturmaktadır. Tip 1 Diyabet daha çok çocuklarda ve genç erişkinlerde görülür. Tip 1 Diyabet, pankreasta bulunan ve insülin ürten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç sonunda zedelenmesi ile maydana gelmektedir. Hastalar, mutlak veya görece bir insülin yetersizliği olduğundan ömür boyu insülin hormonunu dışardan(enjeksiyon yoluyla) almak zorundandırlar. Bu nedenle Tip 1 Diyabet İnsüline Bağımlı Diyabet ( Insulin Dependent Diabetes mellitus="IDDM)" olarak da isimlendirilmektedir. Genel olarak toplumdaki diyabet vakalarının %10'unu Tip 1 Diyabet vakaları oluştumaktadır. Çocukluk çağında Tip 1 Diyabet sıklığı ülkeler(bölgeler) arasında farklılık göstermekte ve her yıl 15 yaş altındaki 100.000 çocuktan 1-42'sinde diyabet gelişmektedir. Tip 1 Diyabet sıklığı genel olarak kuzey ülkelerinde daha sık görülmektedir.
   Tip 2 Diyabet, sıklıkla erişkinlerde ve obes(şişman) kişilerde görülmektedir. Tip 2 Diyabetli hastalarda insülin salgılanmasındaki yetersizlikten çok dokulardaki insülin reseptörlerindeki rezistans(direnç) sonucunda glükoz metabolizması bozulmaktadır. Tip 2 diyabetin kuvvetli bir genetik yatkınlık zemininde geliştiği bilinmekle birlikte, genetik mekanizmalar tam olarak aydınlatılamamıştır. Tip 2 Diyabetliler hastalıklarının başlangıcında ve genelde uzun süre insüline ihtiyaç duymadan yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Bu nedenle Tip 2 Diyabet İnsüline Bağımlı Olmayan Diyabet( Non-Insulin-Dependent Diabetes Mellitus= NIDDM) oalrak da isimlendirilmektedir. Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oaranında Tip 2 Diyabet görülmektedir.
Diyabetin Bulguları Nelerdir?
  
Diyabete bağlı klinik bulgular vücuttaki karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasının bozulmasına bağlıdır. İnsülin eksikliği ve/veya insülin direnci nedeniyle hücrelere giremeyen glükoz belli bir swerum düzeyini(180mg/dl) aştığında idrarala atılmaya başlar. Böbreklerden atılan glükoz beraberinde sıvı atılımını da arttırır ve sonuçta ÇOK VE SIK İDRAR YAPMA(POLİÜRİ) olur. Vücut, Poliüri ile olan sıvı kaybını karşılamak için ÇOK SU İÇİLİR ve bu da POLİDİPSİ olarak isimlendirilir. Organizma, enerji kaynağı olarak glükozu kullanamayınca bir taraftan İŞTAH ARTMASI diğer taraftan yedek enerji depoları olan yağlar ve proteinler yıkılmaya başlar ve bunun sonucunda iştah artmasına rağmen KİLO KAYBI olur. Bu klasik bulguların dışında diyabet hastalarında ÇABUK YORULMA, GÖRME BULANIKLIĞI, SIK DERİ İNFEKSİYONU, KAADINLARDA VAGİNAL MANTAR ENFEKSİYONU gibi bulgular da görülür.

Toplam Okunma Sayısı : 3498  /   Eklenme Tarihi: 02.02.2007

Sitemizde Kayıtlı Diğer Salık Başlıkları
Yeterli ve Dengeli Beslenme Nedir?
Temel Besin Olarak Ekmek Ve Diğer Tahıl Ürünleri Başta Geliyor
Sağlıklı yaşamak için bunları yapın!
Yüksek Ateş
Göz Tembelliği ve Tedavisi
Doğum sonrası eski forma dönmek
Panik Atak
Rahatlama Aracımız Masaj
Sinüzit ve Tedavisi
Ses Kısıklıkları
Kulak kaşımak Tehlikleli
Kışın artan cilt hastalıklarına karşı önlemler
Çocuk Felci
Ah Şu Sivilceler
Kolesterol Nedir?
Göz sağlığımız: Katarakt
Bel Ağrılarına Kolay Önlemler
Reflü Hastaları İçin
Aman Grib'e Dikkat
Bel Fıtığına Dikkat!..
Ufak ideal egzersiz reçeteleri
Çocuklarda Kekemelik Problemi
Bilgisayar Kullanırken Bunlara Dikkat
Paralar Mikrop Yuvası
Alternatif Tıp: Akapuntur
Diş Çürüğünü Yabana Atmayın
Hayatımızın Anlamı: Su
Sporun Hayatımıza Etkileri
Kalbiniz için altın öğütler
İdrar kaçırmalarda egzersizin önemi
Benler ve Deri Kanserleri
Öpücük hastalığı
Grip neden öldürür?
Sinüzit nedir?
Burun tıkanıklığı nedir ? Ne zaman önemlidir ?
Bu salgın başka salgın
Grip aşısı hakkında 30 soru ve yanıtı
Öksürük tipinden hastalık teşhisi
Ateşiniz varsa nedeni de vardır
Hastalık olmadan da öksürük olabilir
Sigara içmek özgürlük mü?
Tatilde kulaklara dikkat
Kanser için 'önlenmesi mümkün' 9 risk faktörü
Koku duyunuz çalışıyor mu?
Bu da papağan hastalığı
Koku hastalıkları ve tedavisi
Babam ve Oğlum'da tıbbi yanlış
Kulak, burun ve boğazda yabancı cisimler
Soğuk algınlığının yarattığı sorunlar
Soğuk ürtikeri
Ağız Kokusu (Halitozis)
İnsan ayaktan, at tırnaktan üşür
Orta Kulak İltahapları
Horlama ameliyatları hakkında
Kanserle savaşan besinler
38 bin bebek 1 aylık olmadan ölüyor
Aliminyum kaplar sağlığa zararlı
D vitamini kanser riskini azaltıyor
Çocuğunuza zaman ayırın
Kaybedilen eller yeniden hayat buluyor
Cildinizi koruyarak solaryuma "evet" deyin
Soğuk havalarda yüz felcine dikkat
Ayna karşısında vakit harcamaya paydos
Horlama hakkında bilinmesi gerekenler
Güçlü olanın ruh sağlığı bozulmuyor